ABD istihbaratı, İran’ın askeri gücüne dair çarpıcı bir rapor hazırladı. Bu rapora göre, Tahran, önemli kayıplar vermesine rağmen askeri kapasitesini tamamen kaybetmiş değil. Hâlâ binlerce füzeye sahip olan İran, yer altındaki sistemlerini hızlı bir şekilde yeniden devreye alabilecek potansiyele sahip.
Wall Street Journal’ın haberine göre, ABD istihbaratı, İran’ın askeri gücü hakkında önemli bulgulara ulaştı. Rapor, İran’ın yoğun saldırılara rağmen “yenilmekten çok uzak” olduğunu vurguluyor.
İran, ABD ve İsrail’in saldırıları sonucunda önemli zayiatlar vermiş olsa da, tamamen etkisiz hale gelmedi. Yetkililer, İran’ın cephaneliğinde hâlâ binlerce balistik füze bulunduğunu ve bu füzelerin yer altı depolarından çıkarılabileceğini ifade etti. “İran’ın binlerce füzesi var. Fırlatma rampalarını yeniden elde edebilir. Yenilmekten çok uzaktalar” şeklindeki değerlendirme, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı ve bölgedeki gerilimi azaltmayı hedefleyen ateşkes sürecinin sürdüğü bir dönemde geldi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran’ın füze programının “işlevsel olarak yok edildiğini” belirtmişti. Ancak istihbarat raporları, İran’ın füze kapasitesinin önemli bir kısmını yeniden toparlayabileceğini gösteriyor. ABD’li yetkililer, fırlatma rampalarının yarısından fazlasının imha edildiğini ancak kalan sistemlerin büyük ölçüde onarılabilir durumda olduğunu belirtiyor.
ABD ve İsrailli yetkililere göre, İran’ın füze envanteri savaş sırasında yaklaşık yarı yarıya düştü. Ancak yer altındaki tesislerde hâlâ binlerce kısa ve orta menzilli füze bulunduğu belirtiliyor. İsrailli kaynaklar, İran’ın savaş öncesinde sahip olduğu yaklaşık 2.500 orta menzilli füzeden 1.000’den fazlasının hâlâ envanterde olduğuna dikkat çekiyor.
ABD’li yetkililer, İran’ın saldırı dronlarının önemli bir kısmının çatışmalarda tüketildiğini ve üretim tesislerinin hedef alındığını ifade etti. Ancak Tahran’ın Rusya’dan benzer sistemler temin etme olasılığı da gündemde. Ayrıca, İran’ın sınırlı sayıda seyir füzesi bulunduğu ve müzakerelerin başarısız olması durumunda bu silahların Basra Körfezi’ndeki hedeflere yönlendirilebileceği kaydediliyor.
Eski CIA analisti Kenneth Pollack, İran’ın askeri kapasitesi ile ilgili olarak “İranlılar, yenilik yapma ve güçlerini hızla yeniden yapılandırma konusunda olağanüstü bir yetenek sergilediler. İsrailliler dışında Ortadoğu’daki çoğu ordudan çok daha zorlu bir rakipler” dedi. Analistler, İran’ın kısa sürede savaş öncesi seviyeye ulaşmasının zor olduğunu ancak tamamen etkisiz hale getirilemeyeceğini vurguluyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları büyük ölçüde hava saldırılarıyla gerçekleştirildi. Ancak İran’ın füze sistemlerinin dağlık alanlarda yer alması, bu saldırıların etkisini sınırladı. İsrail’in özellikle füze rampalarının çıkış tünellerini hedef aldığı, fakat yer altı üslerinin tamamen imha edilmesinin zor olduğu belirtiliyor.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Jon Alterman, İran’ın mevcut durumunu şu şekilde özetliyor: “Bundan çıkarılacak en önemli sonuçlardan biri, İran’ın önceki kapasitesinin çok küçük bir kısmıyla bile Körfez’de baskın aktör olmayı sürdürebilmesidir. Her gün kaybetmedikleri takdirde kazanıyorlar; her gün kazanamadığımız takdirde kaybediyoruz.”