ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasındaki gerginliğin arttığı bir dönemde, İran’a yönelik planlanan askeri saldırının iki veya üç gün ertelendiğini duyurdu. Bu açıklama, “zaman daralıyor” uyarısında bulunan Trump’ın, Körfez’deki müttefikleri olan Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin taleplerine yanıt olarak geldi.
Trump’ın bu erteleme kararı, uzmanlar arasında “stratejik belirsizlik” olarak yorumlanıyor. Ancak bu durumun ne anlama geldiği ve hangi senaryoları tetikleyeceği henüz netlik kazanmadı. Öte yandan, Tahran yönetimi olası bir saldırıya karşı hazırlıklarını sürdürüyor.
Körfez bölgesindeki yetkililer, Trump’ın bahsettiği askeri saldırı planından haberdar olmadıklarını belirtti. Bu durum, Trump’ın müttefiklerine “geri adımın sorumluluğunu” yüklemeye çalıştığına dair yorumları güçlendiriyor. ABD’li yetkililer, erteleme kararının dikkat dağıtma taktiği olabileceğini öne sürdü; zira Trump, kriz dönemlerinde belirsizlik yaratma stratejisini sıklıkla benimsemiş durumda.
İran’da ise, hükümetin müttefikleri olan Rusya’nın desteğiyle, enerji altyapısına yönelik potansiyel saldırılara hazırlık yapıldığı bildiriliyor. İran, füze üslerini tekrar aktif hale getirirken, füze fırlatma rampalarını stratejik noktalara sevk etti.
Savaşın patlak verme olasılığı tamamen ortadan kalkmış değil. ABD merkezli Newsweek dergisi, Washington’un olası senaryolarını analiz etti ve bunların arasında nükleer dosyanın çözümü için ara anlaşmalar, İran’ın geri adım atması ve Körfez ülkelerinin savaşa doğrudan katılması gibi ihtimaller sıralandı. Ayrıca, en olası senaryolardan biri, ateşkesin resmi olarak sürmesine rağmen ekonomik ve stratejik baskıların devam etmesi olarak değerlendiriliyor.
Tahran yönetimi ise, Washington’un “dengesiz” kararına rağmen sert tutumunu koruyarak, askeri hazırlıklarını sürdürmeye devam ediyor. Bu belirsizlik ortamında, dünya genelindeki gözler bir kez daha Ortadoğu’ya çevrilmiş durumda.